Ahbstra, havadan içme suyu üreten ARK makinesini tanıttı

Bu yaz, Güney Avrupa ülkeleri su kıtlığı nedeniyle sürekli olağanüstü hâl ilan ediyor. Bölgede yaşayanların yaklaşık yüzde 30’u kalıcı su stresi altında. Kıbrıs’ta yüzde 36, Yunanistan’da ise yüzde 32 oranında insan temiz suya erişimde güçlük çekiyor. 2026’da birçok Yunan adası su stresi yüzünden acil durum ilan etti. Birleşmiş Milletler, bazı bölgeler için “su iflası” terimini kullanıyor; bu, yeraltı sularının ve akiferlerin normal seviyelerine dönemeyeceği anlamına geliyor.
Bu tablo, İngiliz iklim teknolojisi girişimi Ahbstra’nin yeni ürünü ARK’ı öne çıkarıyor. ARK, tak-çalıştır bir makine olarak havadan günde 500 litreye kadar yüksek kaliteli içme suyu üretebiliyor. Ortalama bir Avrupa’nın günlük su tüketimi olan 144 litreyi rahatlıkla karşılayan bu sistem, kuru ve sıcak iklimlerde bile çalışıyor.
Ahbstra CEO’su Hashem Arouzi, bu fikrin İbiza’daki kendi arazisinde kuyuların kurumasıyla ortaya çıktığını söylüyor. “Yalnızca İbiza’da su şebekesine bağlı olmayan 15.000’den fazla mülk var. Bu mülkler kendi suyunu sağlamak zorunda, ancak kuyular kuruyor. Şimdilik bu mülkler tankerlerle su taşıyor, ama tankerler de dolduğu rezervler kuruyor. Adalarda deniz suyu arıtma tesisleri geliştiriliyor, ancak bu tesislerden bu mülkere su ulaşmıyor.” ARK’ın ilk müşterileri de su kıtlığının en yoğun yaşandığı Balear Adaları’nda.
ARK’ın arkasındaki teknoloji, 2025 Nobel Kimya Ödülü’ne konu olan MOF’lar (metal organik çerçeveler) üzerine kurulu. Bu nanomalzemeler, bir gramında bir futbol sahası büyüklüğünde iç yüzey barındıracak şekilde mühendislikle üretiliyor. Bu sayede havadan su veya CO2 moleküllerini etkin bir şekilde kapıları yakalayabiliyorlar. On yılı aşkın süredir MOF’ların atmosferik su hasadını devrimleştireceği konuşuluyor, ancak laboratuvardan ticari ürüne geçiş hep zorlu oldu.
Ahbstra, bu zorluğu patentli “Asof Parçacık Reaktörü” ile aşıyor. Sistem, MOF granüllerinin içinden akışkanlaştırılmış bir durumda hava geçirerek verimliliği maksimuma çıkarıyor ve enerji tüketimini ilk kez ticari olarak uygulanabilir seviyeye indiriyor. ARK, bu ölçekte çalışan ilk ticari MOF tabanlı su hasat makinesi olma özelliğini taşıyor. Ürettiği su, musluk ve şişe sularında yaygın bulunan PFAS kimyasallarından ve mikroplastiklerden arındırılmış.
ARK’ın en büyük avantajı kurak iklimlerde çalışabilmesi. Arouzi, “Yüzde 10 nem ve 45 derece sıcakta bile günde yaklaşık 300 litre su üretebiliyoruz. Yüzde 30 bağıl nemli 30 derecede ise 500 litre/gün kapasiteye ulaşıyoruz. Bu, çiy noktası hasadı gibi diğer yöntemlerin zorlandığı bir değer.” diyor. Mevcut sistemler çiy noktasına dayalı ve soğutma bobinleriyle nemleri yoğunlaştırıyor; bu yöntem yalnızca sıcak ve nemli iklimlerde verimli. ARK ise kuru ve sıcak bölgelerde bile istikrarlı bir üretim sunuyor.
İklimlere göre ayarlanabilen teknoloji
ARK’ın performansı çevre koşullarına, kullanılan MOF kimyalarına ve güç kaynağına bağlı olarak değişiyor. Şirket, farklı iklimlere göre farklı MOF’lar geliştirmiş. Avrupa’nın güney adaları için yüzde 20 bağıl nem ortalamasına uygun bir MOF kullanılırken, çok daha sert koşullar için yüzde 10 nem ve 40 derece üzerinde çalışabilen MOF’lar mevcut.
Arouzi, “Güney Avrupa için kalibrasyon yapıyoruz çünkü bu, yıl boyunca su üretimini sürdürürken enerji verimliliğini artırıyor. Çöl için tasarlanmış bir MOF kullanmak ılıman iklimde gereksiz olur. Nem yüzde 60-80’e çıktığında ise sıcaklık ve nemde makineyi çiy noktası modunda çalıştırabiliriz; bu mod üretimi artırır veya enerji tüketimini azaltır.” Bu sayede cihaz, farklı bölgeler için optimize edilebiliyor.
Şebeke dışı mülkler için su bağımsızlığı
ARK, özel su kaynaklarına bağımlılığı azaltarak, bu mülklerin su ihtiyacını bağımsız ve sürdürülebilir bir şekilde sağlamasını sağlıyor. Şebeke dışındaki mülkler için ideal bir çözüm sunan cihaz, su altyapısı olmayan bölgelerde önemli bir avantaj sağlıyor. Arouzi, “Bu cihaz, su kıtlığı çeken bölgelerde hem bireysel hem de toplumsal düzeyde su güvenliğini artırabilecek potansiyele sahip” diyor. Ayrıca, ARK’ın güneş enerjisi uyumluluğu sayesinde sürdürülebilir bir enerji kaynağıyla çalıştırılabilmesi, onu çevre dostu bir çözüm haline getiriyor.
Şirket, ARK’ın üretimini artırmak ve maliyetleri düşürmek için yatırımcılar arıyor. Hedef, su stresi çeken Akdeniz havzası ve Orta Doğu gibi bölgelerde yaygınlaştırmak. Ahbstra, bu sayede hem çevresel hem de sosyal bir etki yaratmayı hedefliyor. Sonuçta, ARK, su krizine karşı yenilikçi bir çözüm sunarken, MOF teknolojisinin ticari başarısını gözler önüne seriyor.
Kaynak: tech.eu