Yapay zeka şirketleri kitapları yok ediyor: Açık kütüphaneden kritik gönüllü çağrısı
(Image credit: Getty Images)Dünyanın en büyük açık kütüphanesi olarak bilinen Anna’s Archive, yapay zeka şirketlerinin fiziksel kitapları satın alıp taradıktan sonra imha etmesine karşı küresel bir gönüllü çağrısı başlattı. Arşiv, kitapların dijital ortama aktarılarak korunması için dünya genelinde milyonlarca gönüllünün katılımını istiyor. “Zamana karşı bir yarış” olarak nitelendirilen çağrı, bilginin yapay zeka şirketlerinin tekelinde kalmasını önlemeyi hedefliyor.
Anna’s Archive’ın blog yazısına göre sorunun başlangıcı, Anthropic’in 2024’te açılan telif hakkı davasını 1,5 milyar dolar tazminat ödeyerek kapatması oldu. Bu, bir telif davasında ödenen en büyük tazminat olarak kayıtlara geçti; şirket, merkezi kütüphanesindeki 7 milyon kitap için başına 200 dolar ödedi. Ancak aynı karar, mevcut eserlerin yapay zeka eğitiminde kullanılmasının adil kullanım kapsamında olduğunu da teyit etti. Bu durum, Florida ChatGPT davası gibi benzer hukuki süreçlerin yaşandığı bir dönemde yapay zeka firmalarının önünü açtı.
Kararın ardından yapay zeka şirketleri, kitap satın alarak tarayıp imha etmeye başladı. Avrupa genelindeki bağımsız kitapçılar, yerel adreslere gönderilen şüpheli büyüklükte siparişler aldıklarını bildiriyor. Siparişlerin arasında “Pass Your Driving Test, 2018 Edition” gibi bugün kimsenin almayacağı kitapların bulunması dikkat çekiyor. Araştırmalar, bu kitapların bir Amazon işleme tesisine ulaştığını ve çalışanların kitap sırtlarını keserek endüstriyel tarama makinelerine beslediğini ortaya çıkardı.

Bu yöntem, kitapların fiziksel kopyalarını tamamen yok ediyor. Oysa V şeklindeki tarayıcılarla kitap ciltlerine zarar vermeden tarama yapmak mümkün; ancak bu yöntem daha yavaş ve maliyetli. Fiziksel kopyaların imha edilmesi, bilginin tekelleşmesi endişesini de beraberinde getiriyor. Orijinal kopyası artık var olmayan bir kitaptaki bilgiye yalnızca onu tarayan yapay zeka şirketi erişebiliyor; diğer herkesin bu bilgiye ulaşması için ödeme yapması gerekecek.
Büyük dil modelleri, telif kısıtlamaları nedeniyle bu içerikleri birebir üretmekten kaçındığı için bilgiye erişim yalnızca işlenmiş formda mümkün olacak. Anna’s Archive yazarı bu durumu “bilginin özel sunucularda kalıcı olarak tekelleşmesi” olarak özetliyor. Yapay zekanın içerik üzerindeki etkisini gösteren araştırmalar da bu endişeleri destekliyor; örneğin ChatGPT'nin çıkışından sonra yayımlanan web sayfalarının önemli bir kısmı yapay zeka izleri taşıyor.
Anna’s Archive, “Herkes bir kitap tararsa ve dünya genelinde 10 milyon gönüllü olursa, 10 milyon paha biçilmez zenginliğe ulaşabiliriz” diyerek gönüllüleri göreve çağırıyor. Küçük taramalar yükleyenlere ömür boyu üyelik verileceği, büyük ölçekli tarama yapacakların ise tarama ücretleri dahil çeşitli ödüllerle destekleneceği açıklandı. Arşiv, yayıncılar bilgiyi tamamen engellemeden ve yapay zeka şirketleri tüm kitapları imha etmeden önce dünyadaki tüm yayınları taramayı hedefliyor.

Yapay zeka şirketlerinin veri açlığı, fiziksel kitapların hızla yok olmasına yol açarken, Anna’s Archive’ın bu girişimi bilginin korunması için önemli bir mücadele olarak öne çıkıyor. Ancak telif hakları ve yasal riskler, bu çabanın önündeki en büyük engeller olmaya devam ediyor.
Kaynak: Tom's Hardware
İlgili içerikler: Kurumsal şirketlerin beşte biri yapay zeka ajanlarının harcamalarını anlık durduramıyor • ChatGPT'nin çıkışından sonra yayımlanan web sayfalarının yüzde 35'i yapay zeka izleri taşıyor • ChatPlayground AI Ömür Boyu Erişim: 20+ Yapay Zeka Modeli Tek Platformda