Suudi Arabistan’ın Savaş Gemilerinde Teslimat Krizi: Teknik Uyumsuzluklar Tespit Edildi

ABD Savunma Bakanlığı tarafından duyurulan yeni sözleşme, Suudi Arabistan Kraliyet Deniz Kuvvetleri için Lockheed Martin ana yükleniciliğinde Fincantieri Marinette Marine tarafından inşa edilen Çok Maksatlı Savaş Gemilerinde (MMSC) ilave tasarım ve mühendislik çalışmaları yapılacağını ortaya koydu. Gemilerdeki deneme formlarında eksiklikler bulunurken, yeni teknik uyumsuzlukların da tespit edildiği belirtiliyor.
Ek çalışmalar kapsamında, daha önce onaylanmasına rağmen tamamlanamayan mühendislik değişikliklerinin de sonuçlandırılması hedefleniyor. Bu çalışmalar, Aralık 2025’te Wisconsin’deki tersanede denize indirilen sınıfın ilk gemisi HMS Saud (820) dahil olmak üzere dört MMSC’nin tamamını kapsayacak. Gerekli düzenlemelerin gemilerin inşa ve donatım süreçlerine paralel olarak seyir sonrası, teslimat sonrası ve sürekli bakım dönemlerinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Onarım ve iyileştirme çalışmaları New Jersey’deki Moorestown ile Mayport Deniz Üssü yakınlarındaki tesislerde yürütülecek. Mevcut sözleşme kapsamındaki faaliyetlerin 2031 yılında tamamlanması öngörülüyor. Program, iş gücü temininde yaşanan sorunlar, Suudi Arabistan’ın talep ettiği tasarım değişiklikleri ve ABD Donanması’nın Freedom sınıfı Kıyı Muharebe Gemisi temel tasarımındaki ilk dönem problemleri nedeniyle takvimin birkaç yıl gerisinde kalmış durumda.
Sınıfın ilk gemisi Saud’un 2023’te teslim edilmesi planlanmıştı; ancak gemi hâlâ Suudi Arabistan’a teslim edilmedi. Bu gecikmeler, savunma sanayiindeki uluslararası projelerin ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Nitekim Endonezya için üretilecek ilk Scorpene Evolved denizaltısında da sac kesim töreni ertelenmişti. Endonezya’daki benzer gecikme ile bu kriz, küresel savunma tedarik zincirindeki kırılganlığı gösteriyor.
Yaklaşık 4 bin ton deplasmana sahip MMSC, ABD Deniz Kuvvetleri’nde kullanılan Freedom sınıfı Kıyı Muharebe Gemisi temel alınarak geliştirildi. Gemilerin hava savunma kabiliyetini MBDA üretimi Sea Ceptor sistemi oluşturuyor. Sekiz hücreli bir Mk 41 Dikey Atış Sistemi’nde Quad-Pack olarak toplam 32 CAMM hava savunma füzesi taşınabiliyor.
MMSC’lerin silah ve sensör donanımları arasında sekiz adet RGM-84 Harpoon Block II gemisavar füzesi, iki adet KNDS Narwhal 20 mm uzaktan komutalı silah sistemi, Saab Ceros 200 atış kontrol radarı ve Indra Rigel elektronik destek tedbirleri sistemi bulunuyor. Tüm bu sistemlerin entegrasyonu ve test edilmesi, programın öngörülen takvimden sapmasına yol açan önemli etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor. Bu zorluklar, savunma harcamalarındaki artışa rağmen projelerin ne kadar kırılgan olabileceğini ortaya koyuyor. AB’nin Ukrayna’ya sağladığı yeni savunma paketi gibi finansman akışları, bu tür büyük ölçekli programların sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip.
Kaynak: SavunmaSanayiST