20 Yıllık Hayalim Gerçekleşti: Dört Kablosuz Hoparlörle Zaireeka’yı Sonunda Dinledim
(Image credit: Blake Studdard)Bazı albümler dinlemesi zor olarak bilinir; ancak The Flaming Lips’in Zaireeka’sı bu konuda en uç noktada yer alıyor. 1997’de yayımlanan albüm, dört ayrı diskten oluşuyor ve şarkıları tam olarak duyabilmek için bu dört diskin aynı anda çalınması gerekiyor. Yani albümü dinlemek için aynı odada dört farklı müzik sistemini aynı anda kurmanız gerekiyor. Bu da albümü yıllarca pratik olarak dinlenemez kılmıştı.
Bu albümü ilk kez 2005 yılında, öğrenciyken satın aldığımda nasıl çalacağıma dair hiçbir fikrim yoktu. O zamanlar her müzik setinden yalnızca birer tane vardı ve birden fazla sisteme sahip olmak hem lojistik hem de maddi olarak imkânsızdı. Çok odalı müzik sistemlerinin gelişmesiyle bu engeller azalmaya başladı, ancak hâlâ dört ayrı hoparlör seti satın almak gerekiyordu.

Bu yıl Sonos Play kablosuz hoparlörü piyasaya çıkınca, yıllardır beklediğim anın geldiğini düşündüm. Dört adet Sonos Play hoparlörü ile Zaireeka’yı dinleyebilir miyim? Sonos Play’in en büyük avantajı, dört farklı hoparlörde aynı anda farklı parçaları çalabilmesi ve taşınabilir olması. Böylece her hoparlörü istediğim yere koyarak albümün öngördüğü esnekliği sağlayabildim.
Kurulum sürecinin en zorlu kısmı, Sonos’un Mac uygulamasının müzik kütüphanemi tanımasını sağlamaktı. Bir YouTube videosu sayesinde bu sorunu çözdüm ve albümün dört diskini MP3 olarak yükledim. Sonos’un akıllı telefon uygulaması pek sezgisel değil ama dört parçayı farklı hoparlörlere eş zamanlı başlatmak için kısa sürede ayarlayabildim.

Zaireeka’nın kapak notunda “Bu kayıt, ticari kayıtlarda normalde duyulmayan frekanslar içerir ve nadir durumlarda dinleyiciyi rahatsız edebilir” uyarısı yer alıyor. Bu uyarıyı dikkate alarak hoparlörleri odanın dört köşesine yerleştirdim ve ortaya oturdum. 45 dakika boyunca sürekli değişen bir ses kozasının içinde buldum kendimi. Hayalet vokaller, bir hoparlörden diğerine gezen baslar ve bir anda tüm odayı saran böcek sesleri… Albümün altıncı parçasında öylesine yüksek frekanslı sesler duydum ki neredeyse bu sesin beynimden geldiğini düşünmeye başladım.
Son parça, albümdeki en geleneksel şarkıya benziyor; ancak yine de oldukça sıra dışı. Dört hoparlörden aynı anda yükselen vokal ve köpek havlamaları, dinleyiciyi bir anlamda bir konser kalabalığının ortasına atıyor. Sonraki günlerde albümü farklı hoparlör yerleşimleriyle birkaç kez daha dinledim. Her denemede farklı bir deneyim elde ettim. Wayne Coyne’in notlarında belirttiği gibi, şarkılar her çalışta farklı duyulacak şekilde tasarlanmış.

Bu deneyim, yalnızca albümün kendisi değil, aynı zamanda dinleme sürecinin de bir parçası haline geliyor. Dört Sonos Play hoparlörü toplamda 1136 sterlin tutuyor; bu sadece bir albüm için oldukça yüksek bir miktar. Ancak Zaireeka, koleksiyonundaki diğer albümlerden farklı olarak aktif bir dinleme deneyimi sunuyor ve bu da onu gerçekten unutulmaz kılıyor. Artık kablosuz hoparlörler sayesinde bu türden bir deneyim daha erişilebilir hâle geldi. AirPods Pro 3 indirimi gibi fırsatlar da kablosuz ses çözümlerini daha cazip kılıyor. Ev sinema sistemleri için de Marantz'ın yeni AV alıcıları gibi seçenekler, benzer deneyimleri daha geniş kitlelere ulaştırabilir.
Kaynak: What Hi-Fi